1.
oturup kendi tecrit hücremde
düşünüyorum
konuşuyorum
kendi kendime
kendimle
duyuyorum
atışını kalbimin parmak ucumda
avuç içimde
gözlerim kan çanağı
soruyorum
kendi kendime
ben miyim bu?
tanımıyorum
kendimi
kendi tecrit hücremde
fısıldıyorum
eskiden bildiğim bir kelimeyi
ben olmaktan uzaklaşıp artık
kendim
oluyorum
yürüyorum
koşuyorum
duruyorum
nefes nefese
2.
bir damla mürekkep gibi
suda
pespembe
akarken ben tıpkı bir nehir gibiyim
menderesler çizerim
yılankavi
kirliyim
taş
toprak
ve pislik adına
ne varsa
sürükledim
gidiyorum
3.
sarı
yeşil
turuncu
pembe
mavi beş
rengi
benim
dünyamın
sevmiyorum; ama olmuyor onlarsız da
renksiz
dünyamın
beş
rengi
onlar
buzun ışıltısına gizledim
her birini
orada buldum
bal köpüğünde
yeşil
pembe
sarı
turuncu
mavi
bir delinin hayal evi
4.
Ve dört
ve son
perde
kapanıyor artık
kraliçeye döndü
işçi arı
karınca
nasıl öleceksem ben
iğnemdeki zehri akıtınca
nasıl çalıştıysam ben
doldurmak için ambarı
bir tutam bal için
yaz kış
ve günü geldiğinde nasıl
öleceksem
senin uğruna
yapar mıydın sen de aynısını
dönüşür müydün hiçe?
ve sustu kraliçe
*Salak blog şekilli kabul etmiyor :P Word'de daha güzeldi efendim :P
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder