22 Aralık 2009 Salı

Mürekkep

1.




oturup kendi tecrit hücremde


düşünüyorum


konuşuyorum


kendi kendime


kendimle


duyuyorum


atışını kalbimin parmak ucumda


avuç içimde


gözlerim kan çanağı


soruyorum


kendi kendime


ben miyim bu?


tanımıyorum


kendimi


kendi tecrit hücremde


fısıldıyorum


eskiden bildiğim bir kelimeyi


ben olmaktan uzaklaşıp artık


kendim


oluyorum


yürüyorum


koşuyorum


duruyorum


nefes nefese



2.



bir damla mürekkep gibi


suda


pespembe


akarken ben tıpkı bir nehir gibiyim


menderesler çizerim


yılankavi


kirliyim


taş


toprak


ve pislik adına


ne varsa


sürükledim


gidiyorum



3.



sarı


yeşil


turuncu


pembe


mavi beş


rengi


benim


dünyamın


sevmiyorum; ama olmuyor onlarsız da


renksiz


dünyamın


beş


rengi


onlar


buzun ışıltısına gizledim


her birini


orada buldum


bal köpüğünde


yeşil


pembe


sarı


turuncu


mavi


bir delinin hayal evi



4.



Ve dört


ve son


perde


kapanıyor artık


kraliçeye döndü


işçi arı


karınca


nasıl öleceksem ben


iğnemdeki zehri akıtınca


nasıl çalıştıysam ben


doldurmak için ambarı


bir tutam bal için


yaz kış


ve günü geldiğinde nasıl


öleceksem


senin uğruna


yapar mıydın sen de aynısını


dönüşür müydün hiçe?


ve sustu kraliçe

*Salak blog şekilli kabul etmiyor :P Word'de daha güzeldi efendim :P

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder